İngiltere Premier League; yabancı oyuncular için genellikle olumsuz sonuçlanan ligtir. İngiliz futbolu bildiğiniz gibi taktik ve oyun ligidir. Oynatmama üzerine kurulu bir ekip neredeyse yok ve bunun bilincinde olan genelde İngiliz oyun anlayışına uygun futbolcular bulmak kolay değil.
Öte yandan, menajerler aldıkları yabancı oyuncunun baskısı altında kalmak yerine alt yapıdan genç oyuncu ya da yurtdışından sadece tecrübeli yabancı peşine düşüyorlar. İngiliz otoriteleri milli takımın başarısızlığını da buna yoruyor.
Ayrıca inglizlerde her yabancı oyuncuyu sevmezler. Kendi oyuncularımızdan örnek vermek gerekirse; Tugay bir efsaneyken Alpay onlar için adeta bir düşman.Her iki nokta ilginç olsa da, ben şimdilik sadece pozitif bakmak istiyorum. İşte benim Afrika Premier Lig ilk 11'im. Taktiğim İngilizlere biraz yabancı Hollanda ekolü olan 3-4-3...
Kaleci: Bruce Grobbelaar
Atletizm ve kişiliği ile ün yapan Grobbelaar Liverpool ve Premier Lig'in efsane kalecilerinden. Liverpool'da 440 olmak üzere kulüp takımlarında toplam da 573 resmi maça çıktı. Bruce Grobbelaar İngiliz sömürgesinde olan Güney Afrika Birliğinde dünyaya geldi ancak işin en ilginç yanı 1975–1979 senelerinde Rhodesia ülkesi için top koşturdu ve 1 kez eldiven aldı. 1980 ve1998 yılları arasında ise Zimbabwe için 32 kez sahaya çıktı. Aynı zamanda mükemmel kaleciliğiyle Liverpool'da iken David James gibi hem genç hem yetenekli oyuncuların önünü bile kesti.
Defans: Kolo Habib Touré
Touré Arsenal ve Manchester City'den sonra yeni sezonda Liverpool için forma terletecek. "Rakipsiz bir kaya" olarak lanse edilen Touré; güçlü, hızlı ve topu iyi kullanabilen modern savunuculardan. İkinci senesinde tüm sezonu yenilgisiz geçen Gunners'da Sol Campbell ile müthiş bir ortaklık kurdu. Arsenal'in ezbere sayılan o unutulmaz kadrosunda yer almayı başardı.
Defans: Lucas Radebe
Radebe Premier Lig'in tam bir efsanesi olarak nitelendiriliyor. Nelson Mandela bile onun Afrikalıların gerçek kahramanı olarak göstermişti. Leeds United kaptanı olarak görev yaptığı kulübünde Şampiyonlar Ligi yarı finali gördü. Manchester United, Milan ve Roma'dan gelen teklifleri geri çevirdi. Sir Alex Ferguson'un; "benden sonra tek adam sen olacaksın" sözü bile onu bu takımdan ayrılmasına yetmedi.
Defans: Christopher Samba
Lakabı Canavar. Hava hakimiyeti nedeniyle Blackburn'de Sam Allardyce tarafından bazen bir forvet olarak konuşlandırıldı. Ancak onu büyük yapan yeteneği değil performansıydı. Bu sayede çoğu yıldız oyuncuyu bile arkasında bıraktı. Geçen sezon QPR takımı kurtarıcı olarak Samba'yı göreve çağırdı ama QPR küme düşmekten kurtulamayınca Samba tekrar Anzhi'ye geri döndü.
Orta saha: Michael Essien
Essien, hala dünyanın en iyi merkez ve defansif orta saha oyuncuları arasında. Aynı zamanda sık sık Ballon d'Or, Yılın Afrikalı Oyuncusu ve diğer ödüller için aday gösterilmiş bir futbolcu ve hepsinde bunu haketti. 'Bizon' lakaplı, güçlü, enerjik ve mücadeleci oyuncu Chelsea'da Real Madrid'deki performanslarını yakalayaman diğer siyahi yıldızlar Makalele ve Geremi'yi çoğu zaman yedeğe bile düşürdü. Essien hala, José Mourinho'nun Carvalho'dan sonraki bir numaralı gözbebeği.
Orta Saha: Augustine "Jay-Jay" Okocha
Fenerbahçe'nin Baliç'ten sonra rekor transfer ücretiyle gönderdiği yıldız önce Fransa liginde PSG'de Ronaldinho ve Anelka ile beraber oynadı. Fransa'da Multi Milyon lakaplı futbolcu 2002 yılında Bolton'a imza attığında Reebok'unda yeni imajı oldu. Beceri ve dehanın birleştiği Nijeryalı futbolcuda hiç bir siyahi oyuncuda bulunmayan teknik ağır basıyordu. Bolton kaptanı 2004 yılında takımını Lig kupasında Finale taşıdı. O İngilterede hala hayran duyulan bir isim. Kendine has olan çalımları, frikiği ve kırmızı kramponlarıyla başlı başına bir idol olan Okocha'yı Türk futboluna sunan isim ise Fenerbahçe'nin eski başkanı Ali Şen ve yönetiminde bulunan isim Aziz Yıldırımdı. Okocha T.C. vatandaşı olup Muhammed ismini alarak Türkiye'den ayrılmıştı.
Orta saha: Steven Pienaar
Borussia Dortmund'un alt yapısından Premier Lige katılan Güney Afrikalı oyuncu Everton'un hala vazgeçilmez oyuncuları arasında. Çalışkanlığı ve performansıyla Everton'ın Osman'dan sonra efsane adamı olmayı başardı. 2009 ve 2010 sezonu başında Chelsea ve Tottenham tarafından yapılan teklifleri kaaleye bile almadı. Çünkü o Everton ile yaşamayı seviyordu.
Orta saha: Yaya Touré
Abisi Kolo Touré sayesinde tanınan Yaya'nın en büyük ajantajı performansıydı. Nigel De Jong ve Gareth Barry'i yedek bırakan Touré Manchester City'de şampiyonluğu görürken aynı zamanda yılın en iyi Afrikalı oyuncusu seçildi.
Forvet: Emmanuel AdebayorÇok büyük yetenekli oyuncu Arsenal'e Arsene Wenger tarafından T. Henry'nin ikamesi olarak alnımıştı. Ancak; Adebayor Arsenal'de gerçekten bir favori asla olamadı. Gunners taraftarları her zaman Henry'i aradı ama bunda Adebayor'un sahadaki uyuşuk tarzı ve kapalı kişilik olması taraftarı büyüleyemedi. Sonrasında Manchester City, Real Madrid ve Tottenham Hotspur'da oynayan Adebayor'un adı Beşiktaşla anılıyor. Adebayor geçtiğimiz sezon Gareth Bale ve Ekotto'dan sonra Tottenham'ın en iyi oyuncusu seçildi.
Forvet: Tony Yeboah
Leeds'in Radebe'den sonraki Afrikalı kahramanı. Lakabı 'Yeboahs'. Kendine has olan gol vuruşlarıyla dikkat çeken Yeboah şimdilerde Leeds United'ın yöneticiliğini yapıyor. Yeboah 59 maçta 32 gol atarak gol kralı olmuştu.
Forvet: Didier Drogba
Drogba şüphesiz Premier Ligin gördüğü en çalışkan Afrikalı oyuncusu. Mücadeleci ve bitmek tükenmek bilmeyen gücüyle tam bir efsane. Hırsıyla tam bir canavara dönüşen Drogba defansif/ofansif farketmez; dünyanın her takımında oynayacak kapasiteye sahipti. 2004/2005 sezonunda Liverpool ile oynanan Lig Kupası Finali’nin uzatma dakikalarında attığı golle maça damgasını vurdu. O sezon Chelsea, 50 yıl aradan sonra, tarihinde ikinci kez şampiyonluğa ulaşırken Drogba takımın birinci forvetiydi. 2006-07 sezonunda onu gol kralı yapan 20 gollük performansına Şampiyonlar Ligi’nde 6, FA Cup’ta 3, Lig Kupası’nda 4 gol ekledi ve Maviler adına bir sezonda toplam 60 maçta forma giyip 33 gol kaydetti. Bu performans, Chelsea tarihinde 1984–85 sezonunda Kerry Dixon’un ardından 30 gol barajını geçen ilk isim yaptı onu. Milli formayla oynadığı tek maçı da boş geçmedi. Sezon sonunda ülkesinde Galatasaray'lı eski futbolcu Abdul Kader Keita’nın, tüm Afrika’da Samuel Eto'o'nun önünde yılın futbolcusu ödüllerine layık görülürken, Premier Lig’de Cristiano Ronaldo’nun ardından yılın en iyi ikinci oyuncusu seçildi. Şimdi ise Galatasaray forması için ter döken Drogba Galatasaray'a geldiği ilk sezonda şampiyonluk gördü. Galatasaray'a gelmesinde en büyük payı ise vatandaşı eski Premier Lig oyuncusu Eboue sağladı.
Bu kadro başarılı olur mu bilinmez ancak en iyi oyunculardan kurulu olduğu kesin. Birçok önemli eksiklikler olsa da malesef futbol 11 kişiyle oynanıyor. Bu listeye girememiş, listedeklerine gölgesinde kalmış birçok yıldız var. Shaun Bartlett, Mark Fish, Didier Zokora, Nwankwo
Kanu, Alex Song ve Freddie Kanouté gibi diğer Afrika büyüklerden örnekler verebiliriz ama futbolda malesef en iyiler ve gölgede kalmış futbolcular diye terimler var. Bu da futbolun acımasızlığı.


